İçeriğe geç

Bir İçerik Üreticisi 33 Yaşındaki Kadının Yüzündeki Dolguların Zamanla Geldiği Hali MR Görüntüleriyle Gösterdi

Dudak, elmacık kemiği ve çene hattı gibi bölgelere uygulanan hyalüronik asit dolguları, estetik uygulamalar arasında en çok tercih edilenlerin başında geliyor. Ancak yıllar içinde tekrarlanan uygulamalar, vücudun bu maddeyi sandığımızdan çok daha uzun süre tutabildiğini ve yüzde beklenmedik bir birikime yol açabildiğini gösteriyor. Aynaya baktığımızda fark ettiğimiz küçük dokunuşların toplamı, bazen göründüğünden çok daha fazlası olabiliyor.

İçerik üreticisi Asena Güven, bir doktorun 33 yaşındaki bir kadının yüzüne ait MR görüntülerini paylaştı. Kadının yüzüne son 6 yılda toplam 12 CC hyalüronik asit dolgusu enjekte edildiği biliniyordu. Yeşil renkle işaretlenen dolgular tekrar ölçüldüğünde ise miktarın 28 CC olduğu ortaya çıktı. Yani yüzde, hastaya enjekte edilen miktarın yaklaşık 2 katı kadar dolgu görüldü. Ortaya çıkan fark izleyenleri şaşkına çevirdi.

Peki hyalüronik asit dolguları neden yüzde bu kadar uzun süre kalabiliyor?

Hyalüronik asit, aslında cildimizde ve eklem sıvımızda doğal olarak bulunan bir madde. Suyu çok sevmesiyle bilinen bu yapı, kendi ağırlığının katlarca fazlası suyu bağlayabildiği için dolgu olarak kullanıldığında dokuya hacim kazandırıyor. Doktora göre hyalüronik asit dolguları hidrofilik, yani suyu seven yapıda. Bu nedenle uygulandıkları bölgede suyu tutuyor ve dokularda uzun süre kalabiliyor.

Bununla da kalmıyor. Dolgular çevre dokulara yayılırken genişlemeye sebep olabiliyor. Yüzün zamanla fazla dolgun ve şişkin görünmesine yol açan ‘pillow face’ yani yastık yüz görünümü ve ünlülerde sıkça gördüğümüz durum da tam olarak bu. Hyalüronik asit dolguları genellikle birkaç ay ile yaklaşık iki yıl arasında etkisini koruyabiliyor ve gerekirse hyalüronidaz adı verilen bir enzimle eritilebiliyor.

Peki hyalüronik asit dolgularının zararları neler?

Dolgular uzman bir hekim tarafından uygulandığında nispeten güvenli kabul edilse de her tıbbi işlemde olduğu gibi riskler barındırıyor. En sık görülen yan etkiler enjeksiyon bölgesinde şişlik, kızarıklık, morarma ve hassasiyet. Bunlar genellikle birkaç gün içinde geçiyor. Daha kalıcı sorunlar ise dolgunun deri altında topaklanması, istenmeyen bölgeye kayması, yüzde asimetri ve cildin altında mavimsi bir görünüm oluşması. Aşırı dolgu ise tam da videodaki gibi yüzün doğal hatlarını kaybedip şişkin ve yapay görünmesine yol açıyor.

Nadir ama ciddi bir risk de dolgunun yanlışlıkla bir damara verilmesi. Bu durum damarı tıkayarak dokunun beslenmesini bozabiliyor, cilt kaybına ve çok daha nadir durumlarda görme sorunlarına neden olabiliyor. Bunların yanında enfeksiyon ve alerjik reaksiyon da görülebiliyor.

Doktorun uyarısı ise net. Dolguları olanların korkmasına gerek yok. Aşırıya kaçılmadığı, doğru doz ve doğru ellerde yapıldığı sürece bu uygulamalardan çekinmek gerekmiyor.

Video bilgilendirme amaçlıdır. Doğru tanı ve tetkikler için bir uzmana başvurmanız önemli!

Yazı konuları